Enderun nedir?

Osmanlı İmparatorluk sarayının iç teşkilatına, buradaki üniversite derecesindeki yüksek okula verilen isimdir. Enderun, «oda» denilen şu 7 daireye ayrılırdı: 1. Küçük Oda, 2. Büyük Oda, 3. Doğancı odası, 4. Sefersi odası, 5. Kiler odası, 6).Hazine odası, 7. Has oda. Büyük ve Küçük Odalar denilen sınıflara, imparatorluğun resmi okullarından zeka ve kabiliyetleriyle tanınmış öğrenciler alınırdı. Enderun'da Türk, Arap ve İran dil ve edebiyatının incelikleri, dini ve askeri ilimler, sporlar öğretilir, kabiliyet gösterenler güzel sanatlar öğrenimine ayrılırdı. En yüksek teşkilatı «Has Oda» denilen sınıftı. Has Oda'nın yüksek rütbelileri şunlardı: Hünkar Müezzini, Sır Katibi, Sarıkçıbaşı, Başçuhadar, Kehvecibaşı, Berberbaşı, Tüfekçibaşı, Tırnakçıbaşı.

Enderun kanunları pek sıkıydı. Yatılacak, kalkılacak, dinlenilecek zamanlar bile hesaplı ve dakika şaşmazdı. General derecesindekilere dahi ancak haftada bir geceyi saray dışında geçirme müsaadesi verilirdi. Yüksek rütbeli subaylar geceyi dışarda geçirmeksizin, haftada bir defa şehre iner, gece dönerlerdi. Kıdemsiz subayların şehre İnmeleriyse ancak ağalarının nezaretinde olurdu. General rütbesinde olmayanlar evlenemez, evlenmek isteyenler, aynı rütbeyle dış görevlere atanırlardı. Bütün bunlardan maksat, her çeşit insanla temas edip, disiplin ve terbiyelerinin bozulmaması ve saraya ait sırların dışarıya çıkmaması idi.

Enderun halkı içinde müderris ve sanatçılar hariç, pek yaşlı kimse de olmazdı. Genel olarak Enderun subayları otuzunu bulmadan bir üst rütbeyle dış görevlere atanırlardı. Bu sıkı disipline karşılık Enderun mensupları büyük paralar alırlardı. Haznedarbaşı bugünkü para karşılığı günde 600, Has* odabaşı 375, Silahtar 300, Çuhadar 175, en kıdemsiz subaylar bile 100 lira alırlardı. Ayrıca da en az bir o kadar da bahşişleri vardı. Bu teşkilat 1833'te Mahmut II tarafından kaldırılıp, yeni bir saray teşkilatı kurulmuştur. 1908'de daha da sade bir teşkilat kurulmuş, bu da 1924'te hilafetin işgaliyle son bulmuştur.

enderun

Enderun mektebi kuruluşu ve yapısı

Osmanlılarda, medreselerden ayrı olarak devlet memuru gibi nitelikli insan yetiştirmek amacıyla Topkapı Sarayı’nda “Enderun Mektebi” kurulmuştu. Enderun, bir saray okuluydu. Bu okula önceleri devşirme sistemiyle toplanan gayrimüslim çocukların yetenekli ve zeki olanları alınırdı. Sonraları Enderuna Müslüman çocuklar da alınmaya başlandı. Genelde Hristiyan çocuklarının bazı şartlar göz önünde bulundurularak toplanması esasına Devşirme Sistemi adı verilirdi.

Bu sistemle toplanan erkek çocukların nitelikleri yasalara uygun olarak belirlenirdi. Yaşları annelerine gereksinim duyacak kadar küçük olmazdı. Eğitim yaşını geçenler, ailesinin tek çocuğu olanlar Enderun’a alınmazdı. Çocukların sağlıklı olmaları gerekirdi. Devşirilen bu çocuklar Türk ailelerin yanına gönderilir, burada Türkçeyi, Türk geleneklerini ve İslam dinini öğrenirlerdi. Daha sonra bu çocuklar acemi ocağında askeri eğitim görürlerdi. Bu eğitimde başarılı olanlar yandaki minyatürde görüldüğü gibi Enderuna alınırdı.

Enderunun kuruluş amacı; yönetici, komutan, usta, sanatkar ve devlet memuru yetiştirmekti. Burada, medreselerde okutulan dersler okutulurdu. Diğer eğitim kurumlarından farkı, öğrencilerin askeri ve idari konularda uygulama yapmalarıydı. Bu uygulamaların başında saray protokol hizmetleri, spor ve sanat çalışmaları gelmekteydi. Enderun’da iyi eğitim alan gençler sadrazam, vezir, yüksek rütbeli asker, hattat, şair, müzisyen, mimar gibi nitelikli devlet görevlisi veya sanatkar olurlardı.

Has oda teşkilatı

Enderun’un en yüksek teşkilatı ise Has Oda denilen sınıftı. Fatih devrinde 32 subayla kurulmuş, Yavuz’un emriyle subay sayısı 40’a yükselmiş, artık daima bu sayıda kalmıştır. Dairenin en yüksek subayları sırası ile Hasodabaşı, Silahtar, Çuhadar, Rikaptar’dı. Bu generallere arz ağaları denirdi. çünkü kimseden izin almadan hükümdarla görüşebildikleri gibi, mabeyincilik görevinde de bulunurlardı.

XVIII. yüzyıl başından itibaren Silahtar, Hasodabaşı’nı geride bırakarak Enderun’un başı oldu. Hasoda’ya giren her subay hükümdara şahsen takdim edilirdi. Enderun’un diğer dairelerindekiler için bu adet yoktu.Mukaddes Emanetler denilen ve hala Topkapı Sarayı’nda saklanan eşyanın muhafazası ise bu daire subaylarına aitti.

Hünkar müezzini: Hükümdar namaz kılarken ezan okurdu. İçlerinden pek değerli bestekarlar yetişmiştir.

Sır katibi: Hem hükümdarın şahsi muhaberesini idare eder hem de Saray kütüphanelerine bakardı.

Sarıkçıbaşı: Hükümdarın sarık ve kavuklarını saklardı.

Başçuhadar (Çuhadar Ağa ile karıştırılmamalıdır): Hükümdarın ayakkabılarına bakardı.

Kahvecibaşı: Hükümdarın tütün ve kahvesinden sorulmuydu.

Berberbaşı: Hükümdarın saç ve sakal tıraşını yapardı. Bir şehzadenin ilk saç ve sakal traşını yapmak görevi de onundu.

Tüfekçibaşı: Av ve savaşlarda hükümdarın tüfeğini taşır ve doldururdu.

Tırnakçıbaşı: Her perşembe günü hükümdarın tırnaklarını keserdi.

Bu görevlilerin padişah ile şahsi ve daimi temasları olduğundan nüfuzları fazlaydı. Has Oda subayları gündelik hesabı ile üç ayda bir maaş ve ayrıca bahşiş denen tayinat alırlardı. Pek çok vesileyle de caize alırlardı. Hasodabaşı ile silahtarın mevkileri en yüksek devlet adamları derecesindeydi. Hasodabaşı, vezir = mareşal ile silahtar ise beylerbeyi = orgeneral ile eşitti. Hasodabaşı Saray hizmetinden çıkarsa vezir, hatta vezir-i azam (başbakan) olurdu. Diğer arz ağaları da Saray’dan beylerbeyi olarak çıkarlardı. En kıdemsiz Has Oda subayının Saray dışında memuriyete verilmesi gerekirse alaybeyi (albay) rütbesi verilirdi.

Enderun kanunları pek sıkıydı. Tanzim ve tesbit edilmemiş tesadüfe bırakılmış hiçbir şey yoktu. Yatılacak, kalkılacak, dinlenilecek zamanlar dahi dakika şaşmazdı. Enderun’un subay derecesindeki öğrencileri iki türlü öğrenim görürlerdi: İlmi öğrenimleri medreselerden getirilen müderrisler (profesörler) tarafından, askeri öğrenimleri ise aynı zamanda inzibatlarına bakan dairelerinin yüksek subayları tarafından sağlanırdı. Bütün dairelerdeki öğrencilerin derslerden ne dereceye kadar faydalandıklarını, haber vermeden teftişe Silahtar Ağa yetkiliydi. General derecesindekilerin haftada bir geceyi Saray dışında geçirmek müsaadeleri vardı. Yüksek rütbeli subaylar geceyi dışarıda geçirmeksizin haftada bir gün şehre inerlerdi. Kıdemsiz subayların şehre inmeleriyse ancak ağalarının nezaretinde olurdu.

General rütbesinde olmıyanlar evlenemezler, evlenmek isteyenler derhal rütbelerine uygun bir görevle dış hizmete atanırlardı. Bütün bunlardan amaç her çeşit insanla temas edip disiplin ve terbiyelerinin bozulmamasıydı. Diğer iki sebep de hükümdarın şahsına ait hizmetleri aksatmamak Saray’a ait haberleri dışarıya yaymamaktı. Enderun halkı içinde müderrisler ve ünlü sanatkarlar hariç, ihtiyar, hatta orta yaşlılar olmazdı. Hasodabaşı bile pek genç olurdu. Damat Makbul İbrahim Paşa hasodabaşılıktan vezir-i azam (başbakan) olduğu zaman ancak 28 yaşındaydı. Genel olarak Enderun subayları yaşları 30’u bulmadan Saray’daki rütbelerinin bir üst derecesiyle dış görevlere atanırlardı. Enderun’a girebilmek gerçek bir şeref, mutluluk ve imtiyazdı. Fakat girenlerden pek çok şey ve yüksek kabiliyet beklenirdi. En başarılıları derhal yükseltilirdi.

Enderun’un bu anlattığımız teşkilatı 1833’te II. Mahmut tarafından kaldırılıp yeni bir saray teşkilatı kuruldu. 1908’e kadar süren bu modern teşkilat, daha basit olmakla beraber Avrupa’nın en ileri bir iki sarayı derecesinde geniş, iyi ve detaylıydı. 1908’den sonra ise bu teşkilat da ortadan kalktı. Oldukça basit bir saray teşkilatı ile yetinildi. Bu da 1924’te hilafetin kaldırılması ile son bulmuştur. Enderun’da öğrenimin oldukça düzenli olnması sebebi ile Enderun’dan gerek siyasi ilimler, gerekse güzel sanatlar şubelerinden pek çok ünlü devlet adamı, sanatkarlar, yazarlar yetişmiştir. Pek kalabalık olan diğer saray halkı örneğin kapıcıbaşılar (mabeyinciler), çavuşlar (padişah yaverleri), sarayda çeşitli görevlerle bulunan askeri sınıflar, Saray teşkilatına dahil olmakla beraber Enderun’dan sayılmazlardı.Kızlarağası‘nın idare ettiği ve kadınların bulunduğu Harem teşkilatının da Enderun’la hiçbir ilgisi yoktur.

Sözlükte "enderun" ne demek?

1. Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer.
2. Büyük sarayların iç bölümü.
3. Devlet görevlilerini yetiştiren okul.

Son eklenenler